Sirf seni öpebilmek icin ömrümün tamamini nasil da seve seve feda ederdim...
Dünyanin en ikonik ressamlarindan Frida Kahlonun mektuplarinda yirminci yüzyilin en calkantili dönemlerinden birine ve askin en sahici haline taniklik edeceksiniz.
Devrim sonrasi Meksikanin coskusu, sanatin dönüstürücü gücü, fasizmin yükseldigi dünyanin gölgesi, sürgünler, politik mücadeleler ve özgürlük arayisi, Fridanin satirlarinda ete kemige bürünüyor.
Diego Riveraya, Alejandro Gmez Ariasa, Nickolas Muraye, Georgia OKeeffee ve hayatina dokunan diger insanlara yazdigi mektuplar; sadece özlemin, tutkunun ve kiskancligin degil, inandigi degerlere sonuna kadar bagli bir kadinin vicdaninin da belgesi olarak bugünlere geliyor.
Kirilgan oldugu kadar meydan okuyan, oyunbaz oldugu kadar derin, incinmis oldugu kadar direngen bir ses yankilaniyor Fridanin cümlelerinde... Bedeni sayisiz kez yaralanmis olsa da ruhu hicbir zaman teslim olmayan bir kadinin sesi...
Frida Kahlo, Ask Mektuplarinda gögsünde büyüyen sanciyi ve caginin ruhunu okura emanet ediyor.
Kalemler, tuvaller, boyalar, devrimler, yataklar, acilar ve kelimeler artik okur karsisinda