Elinizde tuttugunuz bu sayfalar, sadece tozlu arsivlerin soguk nefesi ya da yasanip bitmis kronolojik bir anlati degildir. Bu kitap; mermer sütunlarin arasinda yankilanan keskin bir zekânin, celladin ipini koparan bir nüktenin ve "tuzsuz sofralarda" sabirla bekleyen sarsici bir sadakatin hikâyesidir.
Gök Kubbeden Yansiyanlar, bizi o los koridorlara davet ediyor:
Sait Pasa'nin uykusuz gecelerinde, Padisah'in gazabindan degil de tarihin o dilsiz ve amansiz mahkemesinden korkarak titreyen kalemine sahitlik edeceksiniz. Bir saray kâtibinin, dostunun canini kurtarmak için mektubun kösesine ilistirdigi o iki kelimelik "Ya Musa" sifresindeki dehseti ve bir cariyenin ayetlerin derinliginden süzüp çikardigi o hayat kurtaran feraseti hissedeceksiniz.